Başbakan'ı kim dinledi?
Başbakan'ı kim dinledi?
AK Parti iktidarının bu süreçte en büyük desteği Gülen Hareketi’nden aldığı ise kuşkusuz bir sır değildir. İşte golabal ölçekli bu vizyonu-projeksiyonu-stratejiyi bozmanın yolu olarak bazı ülkeler Gülen Hareketi ile AK Parti arasındaki insicamı bozmayı hedeflemiş olabilirler.
Bence hayır.
Soru şu olmalı. Kim ya da kimler ve de hangi nedenlerle, uzunca
Sorunun yanıtını vermek için, Türkiye’nin, AK Parti iktidarının ve Başbakan Erdoğan’ın
11 Eylül ile birlikte ABD Dışişleri ve akademik çevrelerinde ‘İslam
Karşıt görüş ise, İslam ve demokrasinin aslında çatışmadığını ileri sürüyor, ABD ve Batı
AK Parti iktidarı son 10 yıllık performansıyla işte bu ikinci görüşün uygulanabilir olduğunun kanıtı oldu. Müslüman ve demokrat
AK Parti iktidarı, Arap Baharının başladığı dönemde bu bölgedeki muhalif hareketlerin can simidi oldu.
Arap Baharı
Suriye’nin kaybedilmesi Rusya için
Arap Baharı
İsrail ve ABD’nin Ortadoğu vizyonları son bir kaç yıldır net bir şekilde ayrışmaktadır. İsrail açısından önemli olan bölgesel güvenlik iken, ABD için önemli olan biraz önce değindiğim gibi ekonomik güvenliktir. ABD söz konusu jeopolitik ayrışmada, İslam dünyasını yanında görmek istemektedir. ABD bölgedeki demokratikleşmeyi ve serbest piyasa ekonomilerinin gelişmesini bu yüzden desteklemektedir. Çünkü serbest piyasa ekonomileri ancak demokratik ülkelerde gelişebilir. Zira İslam dünyası ABD için aynı zamanda bir pazardır. Sermayenin oligarşik elitlerin elinden yavaş yavaş orta sınıfa akması pazarın gelişmesini sağlayacaktır. Refah düzeyinin arttığı İslam dünyasında, radikalizasyonun da önüne geçilebilecektir.
ABD’nin vizyonu kabaca budur. Arap Baharı süreci de bu vizyona son derece uygun düşmektedir.
İşte bu süreçte bir rol model haline gelen AK Parti iktidarı, Ortadoğu’da ve Avrasya’da ABD’nin en önemli müttefiki haline geldi.
AK Parti iktidarının bu süreçte en büyük desteği Gülen Hareketi’nden aldığı ise kuşkusuz bir sır değildir. İşte golabal ölçekli bu vizyonu-projeksiyonu-stratejiyi bozmanın yolu olarak bazı ülkeler Gülen Hareketi ile AK Parti arasındaki insicamı bozmayı hedeflemiş olabilirler. Bunda da kısmen başarılı olduklarını söylemek yanlış olmayacaktır.
Olağan şüpheliler: İran, İsrail, Rusya ve Çin’dir.
Yukarıda isimlerini andığım ülkelerin üçü Türkiye’de çok geniş hareket kabiliyetine sahiptir. İran, İsrail ve Rusya.
Şimdi sayın Başbakan’ın şunu iyi analiz etmesi gerekiyor. Olur olmadık konularda, Hizmet hareketini hedef tahtasına koyanlar var mı etrafında?
Varsa eğer, Başbakan’ın ofisine o dinleme cihazlarını koyanlarla, Başbakan’ın kulağına cemaatin adını fısıldayanlar bence aynı amaca hizmet ediyorlar.
Çünkü o birilerinin patronları, Başbakan’dan ve iktidarından kurtulmanın yolu olarak, cemaatle kavgayı görüyor olmalı bir süredir.
Cemaat bu oyuna gelmeyecektir.
Başbakan da.
Kaynak: Samanyoluhaber
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.